Kayıtlar devamlı olarak editlendiği için blog ismi böyle seçilmiştir ara sıra girip tekrar bakmanızı tavsiye ederim.
21 Mayıs 2016 Cumartesi
15 Mayıs 2016 Pazar
Anime Tanıtımları
Bu zamana kadar listedeki animelerden hiç birini seyretmediyseniz.
Alttaki Animelerle başlamayı düşünebilirsiniz. Bir de yazı uzun diyenler için belirteyim.
KISACA: 7-8-9 puan verdiklerimi öneriyorum. Tabii ki 10 puan dahil ama onun açıklamasına bakın. 5-6 öncelik vermeyin 4 ve aşağısında puan verdiklerime bakmayın bile.
- Death Note
- Fullmetal Alchemist Brotherhood
- Cowboy Bebop
Anime tanıtımlarının amacı ilgi çekici kısımlarını ortaya koyarak,
hikaye hakkında spoiler'sız genel bilgi verilmesi amaçlanmıştır.
Sezonlara ayırmadan verdim tanıtımları. Tanıtımlar SÜBJEKTİF olup bazı uzun tanıtım tadındaki incelemeler başlıkların altındadır.
Puanlama mantığım:
10/10 Bu puan olabilecek en sübjektif puandır. Bu konuda 10'da 10 almış olanların hepsinde şu ikisinden biri söz konusudur
-İngilizce "underrated" diye tabir edilen. Türkçe hakkı yenilmiş, görmesi gereken ilgiyi ve sevgiyi görememiş diye düşündüğüm
-Genel sıralama ve düşüncede daha kötü bir seri, bu puanı verdiğim yapımın üstünde tutulmuş.
Örnek: "Sao gibi bir yapım FMA Brotherhood'u nasıl geçer yahu!"
9/10 Efsane anime. Küçük, göze batmayacak bir eksikliği olmasına rağmen o efsaneliğin arasında göze batmıyor. Tek ricam Tür'ünü bilerek bu puanımı değerlendirmeniz. Yani tür olarak aksiyon ve benzeri bir etiketi olmayan romantik bir animeden süper dövüş sahnesi beklerseniz yazık yani.
8/10 Hani 100 metre yarışında 1. ile 2. arasında salise fark olur ya. İşte bu puanı verdiğim serilerin 9 alanlardan farkı o. Aslında aynı kulvardalar ama işte efsane diyemiyorum.
7/10 Bu puanın 8'den farkı şu. 8 puan alanlar bir hata yapmamış oluyorlar. İşte ufak tefek eksiklikleri var sadece. Olsa daha iyi olurdu gibi. Ama bu puandan itibaren 1 ve ya 2 noktası bayağı kötü olmuş demek. Zaman zaman o kötü noktalar gözede çarpıyor.
6/10 İyi ve kötü yanlarını bir kağıda yazsak iyiler bir kaç tane fazla gelebilir. Bu puanı alan seriler için genelde şu tür cümleler kurarım. "En azından şunu yapmış", "En azından daha uzatmamış, tadında bırakmış"
5/10 Ortalama, Bayağı ortalama. İyi desem iyi değil kötü desem kötü değil.
4/10 Artık kötü yanı daha fazla göze çarpıyor bu puan. Belki tek bir şey için izlenebilir. Aksiyonu iyi yapmıştır. Tek bir karakteri kalitelidir gibi.
3/10 Kötü. Bayağı kötü yani. Düzeltilmesi gereken çok şey var. Tek bir şeye yönelmiş ve onu da yapamamış olan seriler için bu puanı kullanıyorum genelde. Normalde izlemem ama işte arkadaşla başlamıştık bende başladım bitireyim bari demişimdir.
2/10 ÇÖP! Kesin yarıda bıraktığım seriler. Üeerinde çalışılması gereken çok şey var. "Millet nesini beğenmiş ki bunun?" bile diyebilirim ki demem aslında. İnsanları zevklerine göre yargılamayın.
!/10 Bu puanı verdiğim tek bir seri var zaten. O da "Himouto! Umaru-chan". Düzeltilecek bir şeyi bile yok o kadar kötü. Hakkında konuşmak bile istemiyorum.
Puansız: Henüz karara varamadığım. Sonunu izlemediğim ya da tarzı bana hitap etmeyen, üzerinde konuşamadığım-konuşmak istemediğimden değil yani- seriler.
Dipnot: Alttakilerin hepsi izlenmiştir.
5 Mayıs 2016 Perşembe
Hızlı Karakter Tasarımı (HKT)
HKT'ye hoşgeldiniz.
Hemen şu sorulara cevap vererek yüzeysel kalmayıp çok derine de inmeyen bir karakter tasarlayabilirsiniz.
İLK ADIM
8 Mart 2015 Pazar
One Piece güç seviyeleri
Kafamdakini kağıda dökmem gereken yoksa kafamda dönüp dönüp duracak olan bir konuya daha hoşgeldiniz.
Öncelikle çıkış noktam şu, kizarunun bir lafı var
"Roronoa zorooooo~ Orta seviyede iyi bir kılıç ustası olduğunu duymuştu~m"
Şimdi bakıyoruz iki başlıktan söz ediyor. "Orta seviyede iyi bir kılıç ustası" ben buradan ODA-sensei'nin kafasındaki güç kıstasının 1-10 arası olduğunu fark/farz ettim. Yani kelimelerle şöyle zayıf-orta-güçlü birde bunların alt dalları var etti sana 9. Bir de roger gibi bir seviye var etti sana 10. Tabii güç artışı logaritmik. yani 2-3 arasındaki fark 1-2 arasındakini katlıyor.
Bu hesabı örneğe dökeyim hemen. Mesela zoroya söylenen laftan yola çıktık hemen onu örnek vereyim. Zoro 2y öncesi orta seviyede iyi bir kılıç ustası. Yani zayıf 1-3 orta 4-6 güçlü 7-9 ise zoro 6 ediyor. Tabii aynı sayıyı alanlar arasındaki fark o kadar az ki en ufak bir şey etkileyebiliyor. Mesela sanji ve zoro 6, numara olarak aynı. Ama zorodan bir kılıç bile eksiltmek ve ya sanjiye mutfak bıçağı vermek bile bu dengeyi bozar. Çünkü yapı olarak baktığında sanji kılıçlara kenardan-ayağına zarar gemeden- tekme atmak ve ya savuşturmak zorunda. Yani bodoslama dalamaz ki bu daha fazla efor demek. Sırf fazla efor sarfetmesi gibi kısa dövüşlerde bir getirisi ve götürüsü olmayan ama dövüş uzadıkça farkın açıldığı tek bir nedenden -fazla eforun getirdiği zorluk yüzünden- olası bir zoro vs sanjinin galibi zorodur. Ama bu efor dediğim gibi bir örnekle-sanjiye kılıçlara bodoslama karşı koyabileceği bıçaklar ve ya zorodan kılıç eksiltme- azaltabilirse sanji kazanır.
Zoronun kaku ile ilk karşılaşması da örnek verilebilir. Kaku inşaat malzemeleriyle zoroya karşı koyamıyordu ama eline doğru düzgün kılıç verince farkını koydu ortaya. Tabii sonucu değiştirmedi ama hani aynı sayı değerinde olmalarından dolayı gelen ufak değişikliklerin önemini vurguluyorum
Bir kaç örnek vereyim sayı değerlerine.
10 roger ve genç WB yani daha ötesi yok
9 amiraller, yonkou kaptanları, marco
8 koramiraller shici ler, 2y sonrası luffy, Katakuri
7 Jimbei, Ace, 2y öncesi luffy, 2y sonrası zoro ve 2y öncesi sanji, lucci
6 2y öncesi zoro ve 2y öncesi sanji, dorry ve brogy, kaku
5 franky, brook
4
3 çöp balık adamlar, buggy, usopp
2 eğitimli askerler
1 siviller
Hani rütbe olarak yazdım ama-çünkü bir sürü şey yazdım zaten, yani detaylı girmek istemedim - mesela shicilerin seviyesi luffy e şans eseride olsa 2y öncesi yenileninden amiral kolu alana kadar olduğu için aslında 7-8-9 a yayabilirsin isim olarak indiğinde. Yine de en düşüğü 7 en yükseği 9 olduğundan ortalama 8e koydum. Koramiraller, yonkoular gibi isim yerine rütbe olarak koyduklarımda da aynı şey geçerli. Zaten kararsız kaldığım pek çok karakterde var ondan böyle az örnek koydum.
İşte böyle bir şey var kafamda. Ne kadar senin ve ya başkasının aklına yatar bilemem ama :)
Ben hangi seri olursa olsun yazarın kafasına girerek düşünmeye çalışırım. Onun ürünü bunlar.
Monster trio'ya özel bir yorumumda vardı onuda koyayım böyle dursun
Luffy'nin B.hakisi bir zoroda olduğu kadar ve ya K.hakisi bir sanjide olduğu kadar yoktur kanımca. Ama ikisinin H.haki sayesinde birleşimi kendisini tayfadaki en güçlü yapıyor. Claymore izleyen varsa bilir teressa diye bir hatun var ona diyorlar bizim no 2 kadar hızlı kılıç kullanamaz no 3 kadar güçlü değil diye ama bakıyorsun ikisinin bir tık altının birleşimi olduğundan dağıtıyor ortalığı.
Bence olayı rp tarzı düşünürsek stat farkı var monster trio da. 3 temel stat olarak luffy güç, zoro dayanıklılık, sanji hız üzerine kurulu geliyor bana. Misal Luffy vurdu mu inletiyor. Ayrıca çevik. Oz gibi bir vücudu da olsa mermileri savuştrabilir-bknz franky'nin silahından kaçtığı sahne- Hızı g2 ile çözdü sonradan. Dayanıklılık ise daha çok darbeyi absorbe etmeden geliyordu meyve sayesinde ama iman gücü de vardı.
zoro zaten kılıç gibi verdiği zararın arası olmayan bir silah tercihi yaptığından dayanıklılık en iyi stat olarak düşünülmüş-senaryoda cabası-. Yani kestin mi kesildin. Yaranın derinliğini azaltmak için/yaraya dayanmak için dayanıklı olmalı. Ama bir sanji kadar hızlı olduğunu sanmıyorum ya da luffy kadar güçlü. Güç üzerine gidiyordu luffynin hız üzerine gittiği gibi. Sonra arabastada güç üzerine gitmektense kılıcın doğasına döndü.
Sanji zaten çevik ve hızlı. Ayrıca monster trio'nun kafası çalışan elemanı.zeka statıda var yani. Ama güç ve dayanıklılık olarak zayıf kalmış. Yine birazda senaryo gereği üvey evlat havası oluştu üstünde. Ama konumu da onu gerektiriyor zaten.
Nihayetinde birbirlerinden üstün olan tarafları vardır monster trio nun-en azından ODA'nın böyle tasarladığını düşünüyorum-
Ama toplamda baktığımızda olası bir ciddi dövüşte akainu vs WB misali kaybeden tarafın kazanana hayatı boyunca taşıyacağı bir yara bırakacağı kesin. Yine de güç-stat toplamlarından elde eidlen güç- sırası belli bu üçlü arasında.
Aynı mantıkla bir kaç villian içinde konuşalım. Doflamingo dayanıklılığı yüksek biri. Ayrıca güçlü ve ya hızlı değil ancak bu iki açığını da meyve güçleriyle kapatıyor. Yani stat olarak baktığın zaman bütün puanları dayanıklılığa ve meyvesine vermiş kalan puanlar bu ikisine nazaran düşük kalmış. Birde haki var tabii. Ama öne çıkanlar bunlar. Luffy ile karşılaştırdığımızda öyle bir tablo var.
Luffy Dof'tan güçlü vuruyor aslında ama Dof bunu B.haki ile yada meyve klonlarıyla karşılayabiliyor.
Luffy doftan hızlı ama yine meyve yeteneğiyle kapatıyor bu açığıda
Dof luffy'den dayanıklı bir de meyve yeteneğiyle yaralarını dikmek hatta eriyen organlarını toparlamak gibi uçuk şeyler yapabilmesi de var.
Luffy G4 ile full B.hakiyi kısa süreli kullanıp dof'un meyve yeteneğini ve genel olarak hakisini aşınca -K.haki bile yetmiyor darbeleri görmesine ki Dofun en zayıf olduğu kısım muhtemelen bu.-Dof indirebiliyor. Ama kendide tükeniyor. Hatta dof çabuk kalkabiliyor saf dayanıklılığı yüksek olduğu için.
Katakuri vs Luffy'e bakalım
Kata meyvesi paramecia olmasına rağmen logia tarzı kullanabilen biri. Hız konusunda luffy ile benzer ve Luffy'den daha güçlü ki kendisinden daha güçlü olan tek rakibi Lucci'ydi şimdiye kadar. Ayrıca en güçlü yeteneği K..haki, öyle ki gelecekten bir parça görebiliyor. B.hakiside aynı şekilde.
Kataya stat mantığında yaklaşırsak meyve ve haki yetenekleri full iken temel statlarından güç önde.
Luffy güçlü vuruyor ancak kata bunu daha yüksek güç meyve ve B.haki ile karşılayabiliyor.
Luffy muhtemelen bir tık daha hızlı ancak katanın K.hakisi luffy'nın hızını karşılıyor.
Dayanıklılık olarak bariz bir şekilde luffy daha önde Katadan.
Dövüş ilerledikçe luffy Katanın gelecek görmeye dair K.haki mantığını elde ederek p.up başlangıç seviyesinde Kata'ya vurabilmeye başlıyor. Güç olarakKata üstün olsa da dayanıklılık olarak düşük kalan ve her daim K.haki ile saldırılardan sıyrılmış kata toplasan 10 tane bile darbe yemediği halde dövüşte dezavantajlı durumda kalıp düşüyor. Düşene kadar luddy'i aşan B.hakisiyle iki B.hakili darbe çarpışmasına rağmen Kata üstün geliyordu yine.
Öncelikle çıkış noktam şu, kizarunun bir lafı var
"Roronoa zorooooo~ Orta seviyede iyi bir kılıç ustası olduğunu duymuştu~m"
Şimdi bakıyoruz iki başlıktan söz ediyor. "Orta seviyede iyi bir kılıç ustası" ben buradan ODA-sensei'nin kafasındaki güç kıstasının 1-10 arası olduğunu fark/farz ettim. Yani kelimelerle şöyle zayıf-orta-güçlü birde bunların alt dalları var etti sana 9. Bir de roger gibi bir seviye var etti sana 10. Tabii güç artışı logaritmik. yani 2-3 arasındaki fark 1-2 arasındakini katlıyor.
Bu hesabı örneğe dökeyim hemen. Mesela zoroya söylenen laftan yola çıktık hemen onu örnek vereyim. Zoro 2y öncesi orta seviyede iyi bir kılıç ustası. Yani zayıf 1-3 orta 4-6 güçlü 7-9 ise zoro 6 ediyor. Tabii aynı sayıyı alanlar arasındaki fark o kadar az ki en ufak bir şey etkileyebiliyor. Mesela sanji ve zoro 6, numara olarak aynı. Ama zorodan bir kılıç bile eksiltmek ve ya sanjiye mutfak bıçağı vermek bile bu dengeyi bozar. Çünkü yapı olarak baktığında sanji kılıçlara kenardan-ayağına zarar gemeden- tekme atmak ve ya savuşturmak zorunda. Yani bodoslama dalamaz ki bu daha fazla efor demek. Sırf fazla efor sarfetmesi gibi kısa dövüşlerde bir getirisi ve götürüsü olmayan ama dövüş uzadıkça farkın açıldığı tek bir nedenden -fazla eforun getirdiği zorluk yüzünden- olası bir zoro vs sanjinin galibi zorodur. Ama bu efor dediğim gibi bir örnekle-sanjiye kılıçlara bodoslama karşı koyabileceği bıçaklar ve ya zorodan kılıç eksiltme- azaltabilirse sanji kazanır.
Zoronun kaku ile ilk karşılaşması da örnek verilebilir. Kaku inşaat malzemeleriyle zoroya karşı koyamıyordu ama eline doğru düzgün kılıç verince farkını koydu ortaya. Tabii sonucu değiştirmedi ama hani aynı sayı değerinde olmalarından dolayı gelen ufak değişikliklerin önemini vurguluyorum
Bir kaç örnek vereyim sayı değerlerine.
10 roger ve genç WB yani daha ötesi yok
9 amiraller, yonkou kaptanları, marco
8 koramiraller shici ler, 2y sonrası luffy, Katakuri
7 Jimbei, Ace, 2y öncesi luffy, 2y sonrası zoro ve 2y öncesi sanji, lucci
6 2y öncesi zoro ve 2y öncesi sanji, dorry ve brogy, kaku
5 franky, brook
4
3 çöp balık adamlar, buggy, usopp
2 eğitimli askerler
1 siviller
Hani rütbe olarak yazdım ama-çünkü bir sürü şey yazdım zaten, yani detaylı girmek istemedim - mesela shicilerin seviyesi luffy e şans eseride olsa 2y öncesi yenileninden amiral kolu alana kadar olduğu için aslında 7-8-9 a yayabilirsin isim olarak indiğinde. Yine de en düşüğü 7 en yükseği 9 olduğundan ortalama 8e koydum. Koramiraller, yonkoular gibi isim yerine rütbe olarak koyduklarımda da aynı şey geçerli. Zaten kararsız kaldığım pek çok karakterde var ondan böyle az örnek koydum.
İşte böyle bir şey var kafamda. Ne kadar senin ve ya başkasının aklına yatar bilemem ama :)
Ben hangi seri olursa olsun yazarın kafasına girerek düşünmeye çalışırım. Onun ürünü bunlar.
Monster trio'ya özel bir yorumumda vardı onuda koyayım böyle dursun
Luffy'nin B.hakisi bir zoroda olduğu kadar ve ya K.hakisi bir sanjide olduğu kadar yoktur kanımca. Ama ikisinin H.haki sayesinde birleşimi kendisini tayfadaki en güçlü yapıyor. Claymore izleyen varsa bilir teressa diye bir hatun var ona diyorlar bizim no 2 kadar hızlı kılıç kullanamaz no 3 kadar güçlü değil diye ama bakıyorsun ikisinin bir tık altının birleşimi olduğundan dağıtıyor ortalığı.
Bence olayı rp tarzı düşünürsek stat farkı var monster trio da. 3 temel stat olarak luffy güç, zoro dayanıklılık, sanji hız üzerine kurulu geliyor bana. Misal Luffy vurdu mu inletiyor. Ayrıca çevik. Oz gibi bir vücudu da olsa mermileri savuştrabilir-bknz franky'nin silahından kaçtığı sahne- Hızı g2 ile çözdü sonradan. Dayanıklılık ise daha çok darbeyi absorbe etmeden geliyordu meyve sayesinde ama iman gücü de vardı.
zoro zaten kılıç gibi verdiği zararın arası olmayan bir silah tercihi yaptığından dayanıklılık en iyi stat olarak düşünülmüş-senaryoda cabası-. Yani kestin mi kesildin. Yaranın derinliğini azaltmak için/yaraya dayanmak için dayanıklı olmalı. Ama bir sanji kadar hızlı olduğunu sanmıyorum ya da luffy kadar güçlü. Güç üzerine gidiyordu luffynin hız üzerine gittiği gibi. Sonra arabastada güç üzerine gitmektense kılıcın doğasına döndü.
Sanji zaten çevik ve hızlı. Ayrıca monster trio'nun kafası çalışan elemanı.zeka statıda var yani. Ama güç ve dayanıklılık olarak zayıf kalmış. Yine birazda senaryo gereği üvey evlat havası oluştu üstünde. Ama konumu da onu gerektiriyor zaten.
Nihayetinde birbirlerinden üstün olan tarafları vardır monster trio nun-en azından ODA'nın böyle tasarladığını düşünüyorum-
Ama toplamda baktığımızda olası bir ciddi dövüşte akainu vs WB misali kaybeden tarafın kazanana hayatı boyunca taşıyacağı bir yara bırakacağı kesin. Yine de güç-stat toplamlarından elde eidlen güç- sırası belli bu üçlü arasında.
Aynı mantıkla bir kaç villian içinde konuşalım. Doflamingo dayanıklılığı yüksek biri. Ayrıca güçlü ve ya hızlı değil ancak bu iki açığını da meyve güçleriyle kapatıyor. Yani stat olarak baktığın zaman bütün puanları dayanıklılığa ve meyvesine vermiş kalan puanlar bu ikisine nazaran düşük kalmış. Birde haki var tabii. Ama öne çıkanlar bunlar. Luffy ile karşılaştırdığımızda öyle bir tablo var.
Luffy Dof'tan güçlü vuruyor aslında ama Dof bunu B.haki ile yada meyve klonlarıyla karşılayabiliyor.
Luffy doftan hızlı ama yine meyve yeteneğiyle kapatıyor bu açığıda
Dof luffy'den dayanıklı bir de meyve yeteneğiyle yaralarını dikmek hatta eriyen organlarını toparlamak gibi uçuk şeyler yapabilmesi de var.
Luffy G4 ile full B.hakiyi kısa süreli kullanıp dof'un meyve yeteneğini ve genel olarak hakisini aşınca -K.haki bile yetmiyor darbeleri görmesine ki Dofun en zayıf olduğu kısım muhtemelen bu.-Dof indirebiliyor. Ama kendide tükeniyor. Hatta dof çabuk kalkabiliyor saf dayanıklılığı yüksek olduğu için.
Katakuri vs Luffy'e bakalım
Kata meyvesi paramecia olmasına rağmen logia tarzı kullanabilen biri. Hız konusunda luffy ile benzer ve Luffy'den daha güçlü ki kendisinden daha güçlü olan tek rakibi Lucci'ydi şimdiye kadar. Ayrıca en güçlü yeteneği K..haki, öyle ki gelecekten bir parça görebiliyor. B.hakiside aynı şekilde.
Kataya stat mantığında yaklaşırsak meyve ve haki yetenekleri full iken temel statlarından güç önde.
Luffy güçlü vuruyor ancak kata bunu daha yüksek güç meyve ve B.haki ile karşılayabiliyor.
Luffy muhtemelen bir tık daha hızlı ancak katanın K.hakisi luffy'nın hızını karşılıyor.
Dayanıklılık olarak bariz bir şekilde luffy daha önde Katadan.
Dövüş ilerledikçe luffy Katanın gelecek görmeye dair K.haki mantığını elde ederek p.up başlangıç seviyesinde Kata'ya vurabilmeye başlıyor. Güç olarakKata üstün olsa da dayanıklılık olarak düşük kalan ve her daim K.haki ile saldırılardan sıyrılmış kata toplasan 10 tane bile darbe yemediği halde dövüşte dezavantajlı durumda kalıp düşüyor. Düşene kadar luddy'i aşan B.hakisiyle iki B.hakili darbe çarpışmasına rağmen Kata üstün geliyordu yine.
5 Aralık 2014 Cuma
Manga Çizmek isteyenlere one shot hikaye
NOT: Bu hikaye "one shot" yani tek bölümlük bir manga çizmek isteyenlere hediyemdir.
Genelde manga çizmek isteyenlerin hikaye konusunda çeşitli forumlarda konu açtığını gördüm kendimde "elimde hikaye var çizmek isteyen varsa iletebilirim" tarzında yardımcı olmaya çalıştım.
Ancak gerçekçi olmak gerekirse kimsenin 5 sayfadan fazla ilerleyebildiğini görmedim. Daha fazla sayıda sayfa ortaya koyanlarda bunu sadece bir kere yapabiliyor gibi bir izlenim oluştu bende.
Tabii yanlış anlaşılmasın çizim zor bir iştir. Bakuman izleyenler bilir. Dolayısıyla burada ki kelimelerim kesinlikle iyi niyetle yazılmış olup işin gerçekliğinden bahsettiğim için biraz acımasız görünebilir. Eğer kırıcı olduysam bu yüzden özür diliyorum.
Neyse lafı fazla uzatmadan manga çizmek isteyip elinde bir hikaye bulunmayan hevesli arkadaşlara kendilerini denemeleri için bunu yayınlama kararı aldım.
Kolay gelsin hepinizin kalemine kuvvet! Eğer çizdiyseniz ve ya fikir olarak yardımcı olmamı isterseniz yorumlarda belirtebilirsiniz. Zaten hikayeyi 4-5 kişiye verdim ama isteyen varsa kimseyi kovmuyorum yani
NOT2: Hikaye genel olarak apokaliptik bir gelecekte uzaylıların saldırısı sonrası insanlığın süper güçler kazanarak arenada savaşması tarzındadır.
İnsanlar yaklaşık 3 nesil sonra zaten bedenlerinde süper güçler bulunduran uzaylılarla savaşabilecek güce erişmiştir. İnsanların güçleri genelde Bleach zanpaktou tarzında olup uzaylıların güçleri genelde One Piece paramecia şeytan meyvesi tarzındadır.
Karakterlerin görünümlerini ve hikayeye ekleme çıkarma yapmayı siz çizerlere bırakıyorum zira bu hikayenin temel amacı aslında oturup 40-50 sayfalık bir manga çizebilir misiniz bunu görmek. Ancak olurda karakterlerin, çevrenin ve ya hikayedeki herhangi bir şeyin görünümlerine dair bilgi isterseniz elbette seve seve bunları yorum altında cevaplarım.
Not3: hikaye esasında benim manga çizme hevesim geldiğinde kendimi denemem için yazıldığı için tam olarak diğer hikayelerim kadar akıcı olmadı. Pek çok dil bilgisi imla hatası ve hatta zaman kipi problemi var. Okuması zorlu olabilir. Bu yüzden hem özür diliyor hem de sizi bir şeyler katıp çıkartmaya teşvik ediyorum.
Eh sözü yeterince uzattım artık hikayeye geçelim
Genelde manga çizmek isteyenlerin hikaye konusunda çeşitli forumlarda konu açtığını gördüm kendimde "elimde hikaye var çizmek isteyen varsa iletebilirim" tarzında yardımcı olmaya çalıştım.
Ancak gerçekçi olmak gerekirse kimsenin 5 sayfadan fazla ilerleyebildiğini görmedim. Daha fazla sayıda sayfa ortaya koyanlarda bunu sadece bir kere yapabiliyor gibi bir izlenim oluştu bende.
Tabii yanlış anlaşılmasın çizim zor bir iştir. Bakuman izleyenler bilir. Dolayısıyla burada ki kelimelerim kesinlikle iyi niyetle yazılmış olup işin gerçekliğinden bahsettiğim için biraz acımasız görünebilir. Eğer kırıcı olduysam bu yüzden özür diliyorum.
Neyse lafı fazla uzatmadan manga çizmek isteyip elinde bir hikaye bulunmayan hevesli arkadaşlara kendilerini denemeleri için bunu yayınlama kararı aldım.
Kolay gelsin hepinizin kalemine kuvvet! Eğer çizdiyseniz ve ya fikir olarak yardımcı olmamı isterseniz yorumlarda belirtebilirsiniz. Zaten hikayeyi 4-5 kişiye verdim ama isteyen varsa kimseyi kovmuyorum yani
NOT2: Hikaye genel olarak apokaliptik bir gelecekte uzaylıların saldırısı sonrası insanlığın süper güçler kazanarak arenada savaşması tarzındadır.
İnsanlar yaklaşık 3 nesil sonra zaten bedenlerinde süper güçler bulunduran uzaylılarla savaşabilecek güce erişmiştir. İnsanların güçleri genelde Bleach zanpaktou tarzında olup uzaylıların güçleri genelde One Piece paramecia şeytan meyvesi tarzındadır.
Karakterlerin görünümlerini ve hikayeye ekleme çıkarma yapmayı siz çizerlere bırakıyorum zira bu hikayenin temel amacı aslında oturup 40-50 sayfalık bir manga çizebilir misiniz bunu görmek. Ancak olurda karakterlerin, çevrenin ve ya hikayedeki herhangi bir şeyin görünümlerine dair bilgi isterseniz elbette seve seve bunları yorum altında cevaplarım.
Not3: hikaye esasında benim manga çizme hevesim geldiğinde kendimi denemem için yazıldığı için tam olarak diğer hikayelerim kadar akıcı olmadı. Pek çok dil bilgisi imla hatası ve hatta zaman kipi problemi var. Okuması zorlu olabilir. Bu yüzden hem özür diliyor hem de sizi bir şeyler katıp çıkartmaya teşvik ediyorum.
Eh sözü yeterince uzattım artık hikayeye geçelim
7 Eylül 2014 Pazar
28 Mart 2014 Cuma
Ergo Proxy analiz (SPOILER İÇERİR)
Ergo Proxy analiz açıklama artık her ne derseniz işte.
Tarzım gereği direk konuya girerek başlamak yerine bir kaç ön bilgi ve uyarılarla başlamak istiyorum. Zira aynı şeyleri tekrar tekrar söylemek istemiyorum.
Her şeyden önce yazı SPOILER içereceği için 23 bölümü de izlemiş olarak gelmeniz tabii ki en sağlıklısı olur. Bırakanlar için söyleyeyim 9. bölümde açılıyor seri :)
13 Aralık 2013 Cuma
Shock -fandom- 11/11
Yazarın kaleminden önsöz tadında: İzlediğim bir animasyondan etkilenerek 2013'te yazdığım bir hikaye. Zaten animasyonu da bölüm sonlarında verdim. Kafa kafaya dövüş yazabilmek için ilk girişimim olan bu hikaye iyi bir antreman oldu benim için
17 Ocak 2013 Perşembe
Survivor of the second world - Fanfiception 5/5
Hikaye 2013'te yazılmıştır. Ne kadar çok şeyin eksikliği olabileceğini ben bile kestiremiyorum:)
Hikaye öncesi not: Bu hikaye şu linkteki hikayenin bir ekstrasıdır.
http://forum.turkanime.tv/topic/3213-ff-survivors-in-the-second-world/
Orjinal senaryonun materyalleri ve karakterlerinin üstüne ekleme yapılarak yapılan ancak orjinal senaryodan tamamen bağımsız bir hikaye. Bir nevi anime movie :D
iyi okumalar
Edit: link ölmüş. Ancak silmiyorum ki hikayenin kaynağı belli olsun.
Edit 2: buldum ölü linki https://www.wattpad.com/story/45956777-hayatta-kalanlar-ve-yeni-d%C3%BCnya
Bu da wattpad hesabımdaki hali ama onda çizimler yok
https://www.wattpad.com/310014910-fanfiception-hayatta-kalanlar-ve-yeni-d%C3%BCnya-b%C3%B6l%C3%BCm
Bölüm 1
Amy endişeli bir şekilde volta atmaya başlamıştı. Böyle bir belayı hiç istemezdi ama görünüşe göre bodoslama dalması gerekecekti. Normalde bir yere girip etrafı kelimenin tam manasıyla dağıttığı birçok görev almış olmasına rağmen bunun diğer görevlerden farklı olarak güç seviyesi ve vakit darlığı canını sıkıyordu.
Karen, Yeşil Kan lakaplı bu askerin böyle endişeli olmasını anlayabiliyordu. Öğrencilerini korumak adına kendisini tehlikeye atması asil bir davranıştı. Hatta bu yüzden onunla birlikte bu işe kalkışmıştı. Ancak bu işte yalnız olmaları işin tehlikesini bir kat daha arttırıyordu. En azından pis işleri bilen güçlü biri daha kendileriyle olsaydı hiç olmazsa ne yapacaklarını bilirlerdi. Birden düşüncelerini sesli bir şekilde dile getirdi.
-Bu işleri bilen biri daha olsaydı...
Amy birden durdu ve yakışıklı çocuğa doğru döndü. Gözlerinde bir fikir, yüzünde bu fikrin getirdiği risklerin endişesi vardı. Sonra birden hayır manasında kafasını sallayarak bu riskleri alamayacağına karar verdi. Amy'nin dolgun kahverengi saçları çocukça sallanırken Karen devreye girmesi gerektiğini düşündü.
-Ne oldu?
Aslında saçma bir soruydu. Açıkça fikrini sormak yerine daha samimi bir yol seçmiş olsa da her türlü riski ve fikri açıkça değerlendirmeleri gerektiği aşikardı. Amy'ye doğru bir adım attı ve sıkacakmış gibi elini uzatarak onu cesaretlendirmek istedi.
"Bu nasıl bir fikir ki Yeşil Kan için bile dehşet verici olsun" diye düşündü.
Amy kötü anılarının depreştiğini saklamak ister gibi gözlerini sol alta doğru üzgünce kaydırdı ve "olmaz" dedi. Ancak Karen bütün sevimliliğini takınıp gülümseyerek ısrarına devam etti.
-Hadi ama ne kadar kötü olabilir ki...
Amy "tahmin bile edemezsin" manasında kafasını kaldırıp biraz da öfkeli bir şekilde Karen'ın gözlerinin içine baktı.
Hikaye öncesi not: Bu hikaye şu linkteki hikayenin bir ekstrasıdır.
http://forum.turkanime.tv/topic/3213-ff-survivors-in-the-second-world/
Orjinal senaryonun materyalleri ve karakterlerinin üstüne ekleme yapılarak yapılan ancak orjinal senaryodan tamamen bağımsız bir hikaye. Bir nevi anime movie :D
iyi okumalar
Edit: link ölmüş. Ancak silmiyorum ki hikayenin kaynağı belli olsun.
Edit 2: buldum ölü linki https://www.wattpad.com/story/45956777-hayatta-kalanlar-ve-yeni-d%C3%BCnya
Bu da wattpad hesabımdaki hali ama onda çizimler yok
https://www.wattpad.com/310014910-fanfiception-hayatta-kalanlar-ve-yeni-d%C3%BCnya-b%C3%B6l%C3%BCm
Bölüm 1
Amy endişeli bir şekilde volta atmaya başlamıştı. Böyle bir belayı hiç istemezdi ama görünüşe göre bodoslama dalması gerekecekti. Normalde bir yere girip etrafı kelimenin tam manasıyla dağıttığı birçok görev almış olmasına rağmen bunun diğer görevlerden farklı olarak güç seviyesi ve vakit darlığı canını sıkıyordu.
Karen, Yeşil Kan lakaplı bu askerin böyle endişeli olmasını anlayabiliyordu. Öğrencilerini korumak adına kendisini tehlikeye atması asil bir davranıştı. Hatta bu yüzden onunla birlikte bu işe kalkışmıştı. Ancak bu işte yalnız olmaları işin tehlikesini bir kat daha arttırıyordu. En azından pis işleri bilen güçlü biri daha kendileriyle olsaydı hiç olmazsa ne yapacaklarını bilirlerdi. Birden düşüncelerini sesli bir şekilde dile getirdi.
-Bu işleri bilen biri daha olsaydı...
Amy birden durdu ve yakışıklı çocuğa doğru döndü. Gözlerinde bir fikir, yüzünde bu fikrin getirdiği risklerin endişesi vardı. Sonra birden hayır manasında kafasını sallayarak bu riskleri alamayacağına karar verdi. Amy'nin dolgun kahverengi saçları çocukça sallanırken Karen devreye girmesi gerektiğini düşündü.
-Ne oldu?
Aslında saçma bir soruydu. Açıkça fikrini sormak yerine daha samimi bir yol seçmiş olsa da her türlü riski ve fikri açıkça değerlendirmeleri gerektiği aşikardı. Amy'ye doğru bir adım attı ve sıkacakmış gibi elini uzatarak onu cesaretlendirmek istedi.
"Bu nasıl bir fikir ki Yeşil Kan için bile dehşet verici olsun" diye düşündü.
Amy kötü anılarının depreştiğini saklamak ister gibi gözlerini sol alta doğru üzgünce kaydırdı ve "olmaz" dedi. Ancak Karen bütün sevimliliğini takınıp gülümseyerek ısrarına devam etti.
-Hadi ama ne kadar kötü olabilir ki...
Amy "tahmin bile edemezsin" manasında kafasını kaldırıp biraz da öfkeli bir şekilde Karen'ın gözlerinin içine baktı.
2 Haziran 2012 Cumartesi
Boa Hancock ile söyleşi
Darkspeed54: Evet sayın seyirciler bugünkü konuğum one piece in kraliçesi, görenlerin taş kesildiği bayan,
Boa Hancock!
D:hancock hoşgeldin
H:hoşbulduk
D:öncelikle biraz geç olacak ama yarışmayı 1.likle bitirdin tebrik ederim
H:teşekkür ederim
D:nasıl oldu o yani ilk defa katıldın ve kazandın
H:aslında ben katılmadım arkadaşlarım benim yerime göndermiş. Öğrendiğim gün çok ilginçti. Tam doğum günümde bir zarfla geldiler. ne var bunda derken bak seçilmişsin güzellik yarışmasına gidiyorsun dediler. Ne yapacağımı bilemedim neredeyse bayılıyordum. Çok harikaydı
D:millet neler yapıyor arkadaşları için. Benim için en son yapılan şey mutfaktan su getirmektir herhalde.(gülüşmeler) Peki one piece işine nasıl girdin?
H:aslında ODA-sensei bunu bekliyormuş zaten. yarışmayı kazandıktan sonra menajerim aradı daha evime bile gelmemiştim dedi ki "hemen tokyoya geliyorsun" daha eve bile gidemeden tekrar yola düşmüştüm saolsun bana neler olduğunu açıklama zahmetinide göstermedi
D:ne olduğunu bilmediğin bir proje için tokyoya gittin yani
H:(gülüyor)evet biraz öyle oldu galiba. Ama pek sorun olmadı yani ben zaten tiyatro oynuyordum.
D:Tiyatroya ne zaman başladın?
H:daha okula bile gitmeden çeşitli yerlerde tiyatroya çıkıyordum zaten ama oyunculuğu düşünmüyordum tiyatro daha canlı geliyordu.
D:oyunculuğu sevmedin mi?
H:yoo ondan değil one piece gibi bir yapımda olmak tabii ki çok güzel birşey ama ne bileyim işte
D:kadınlar işte yaranamazsın
H:yaa gıcık(gülüşmeler)
D:zaten durup durup oynadığın yapıma baksana artık daha aşağısı seni kesmez
H:evet çünkü ben güzelim korsan imparatoriçeyim...nooldu
D:taş oldum çaktırma (gülüşmeler)...peki hancock ilk defa oyunculuk deneyimi yaşıyorsun hemde böyle bir projede senin için nasıl oldu yani set ortamı nasıl geldi
H:İlk gittiğimde çok heyecanlıydım ne yapacağımı bilmiyordum neyseki set ortamının ilk önce eğlenceli yanını gösterdiler. Beni çok sıcak karşıladılar. Şahane bir ortam vardı yani. zaten set ortamı için iki kelime yeterli. Eğlenceli ve disiplinli.
D:oynadığın karakter hakkında ne düşünüyorsun
H:güzelliğini herşey için özür olarak kullanıyor hatta özür olarak bile değil daha kötü. onun bu yanını hiç sevmiyorum. Hatta ilk sahnede kedi tekmelememi söylediklerinde dona kalmıştım. ama nasıl ben nasıl yapayım derken sonra neyseki sahte kedi koydular.
D:neyseki mi? nasıl yani gerçekten kediye vuracağınımı sandın(gülüşmeler)
H:şimdi şöyle set ortamı çok disiplinli böyle kamera karşısında beklerken bir anda gelip kediyi önüme koydular ve bunu tekmeleyeceksin dediler. Bende kaldım tabii aa kedi tekmelememi istiyorlar diye.
Sonra oradaki arkadaşlar yardımcı oldu neyseki işte tekmeleyecek gibi geleceksin sonra kesecekler zaten diye
D:evet ben gördüm kediyi kesiyorlar(gülüşmeler)
H:ay çok komikti ama resmen kedi tekmeleyecem sandım yapamam diyorum birde oradaki atmosferi, telaşı, disiplini görünce söyleyemiyorum. Neyseki bir fırsatını bulup birine yaklaştım kulağına ben yapamam dedim. Neyi yapamazsın dedi. Kedi teklememi istiyorlar deyince gülmeye başladı bana durumu açıklayınca bende durumu anladım bütün set gülmeye başladık
D:(gülüşmeler) e hiç kıskançlık olmuyormu sen dünyanın en güzel kadınısın sonuçta
H:yok canım şahane bir ortam var
D:peki güzellik demişken bu güzelliğini neye borçlusun misal ne tür yüz temizleyici kullanıyorsun...saçma oldu dimi ben pek anlamam bu kadın bakımlarından
H:(gülüşmeler) yok kullanmıyorum. Biz ailecek doğal yetiştik nedeni budur bence. Misal değil alkol kola bile içmem. Annem hala bende kaldığında sabah süt içirir bana. Hep doğal beslendik, ben kardeşlerim falan
D:herşeyin doğal yani
H:(gülüşmeler) terbiyesiz
D:peki luffyle aranızda birşey varmı?
H:luffy çok eğlenceli biri bütün seti güldürüyor onunla çalışmak çok eğlenceliydi
D:e birini çıplak görünce ona eğlenceli olmadan olmuyor tabii (gülüşmeler) peki bu oynadığın kişilik hancock ne buluyor, luffy de. onda olup bizde olmayan ne kardeşim
H:hmm...bence ODA-sensei burada klasik "ulaşamadığın değerlidir"i işlemiş. Malum hancocka her manada karşı gelebilen tek kişi o ve bunun için doğal olması yeterli
D:genelde kadınlar serserilerin, belalıların peşinden gider hancockta aptala gitti
H:(gülüşmeler) aslında o bir korsan öyle görünmesede tehlikeli bir korsan yani bir nevi belalı sayılır
D: işte bu yüzden kız arkadaşım yok...çok yalnızım hancock ühüühü
H:awwwwwww gel gel yazık
D:yazık diyor ya
H:(gülüşmeler)
D:öhöm...peki hancock nasıl amazon kadını olunur bize açıklarmısın?
H:siz erkeklerin amazonların gerçeğini kaldırabileceğinizi sanmıyorum
D:nasıl yani?
H:şöyle sorayım açıklamamı istediğine eminmisin?
D:şu an az önceki kadar emin değilim. Ama yapacak birşey yok açıkla bakalım
H:amazonlar temelde üremekten başka erkeklere hiçbir şekilde bağlı olmayan kadınlar topluluğundan oluşur ve savaşçı olmak kanlarında vardır. Öyle ki hayatları boyunca savaşçı olarak yetiştirilirler hatta daha iyi ok, mızrak kullanabilmek için sol göğüslerini keserler
D:NE!?
H:evet bu doğru
D:.......
H:ahaha nooldu
D:bu gerçekten doğru mu?
H:evet kaynaklara bakabilirsin. Ben rolümü öğrendikten sonra biraz araştırma yapmıştım
D:.........
H:kaldıramadın galiba
D:hala hazmetmeye çalışıyorum bana bir dakika ver
H:(gülüşmeler) istersen bir dakikadan biraz daha fazla tut
D:herneyse(kafa sallama) peki..ehm...hancock...
H:ay yazık ya şok oldu
D:inme inmediğine dua et sen(gülüşmeler) hancock, senden daha güzel biriyle karşılaşırsan ne olur?
H:nasıl yani? Her kadın güzeldir bence nolacak
D:yani rolün hancock için? Sen anlatırken ben kendime gelmeye çalışayım
H:haa pardon...hehe...hmm sanırım şöyle derdi (hancock rolü) böyle bir şey mümkün değil çünkü en güzel benim o yüzden böyle bir şeye ihtimal bile vermiyorum
D:vay be! Özgüvenini yesinler. Bayan arkadaşlardan gelen bir soru, niyeyse herkese bunu soruyorlar ayakkabı markası olarak ne giyiyorsun?
H:amazonda yapıyorlar benim ayakkabılarımı(gülüşmeler)
D:niye herkes ayakkabılara bu kadar takmış durumda anlamadım geçen Zoroyu çağırdık onada ayakkabı sordular
H:dikkat edin bence dost başa düşman ayağa bakarmış
D:düşmanımız bol yapacak birşey yok. Zaten bu hariç hepsi sapıkça ben napayım yani
H:terbiyesizler...bu ne cüret hıh
D:tamam korsan imparatoriçemiz size bir yukarıdan baksın benimde sorularım bittiğine göre yavaştan programı kapatalım
(alkış, ıslık falan):D
D:seni tebrik ederim one piece te harika bir iş çıkarmışsın geldiğin için tekrar teşekkür ederim.
H:ben teşekkür ederim
D:Evet sayın seyirciler bir söyleşinin daha sonuna geldik One piece i kaçırmayın bizimle kalın
30 Mayıs 2012 Çarşamba
Roronoa Zoro ile söyleşi
Darkspeed54: Evet sayın okuyucular bugünkü konuğum her one piece severin kalbinde belli bir süre ve ya hala taht kurmuş insan
Roronoa Zoro!
Darkspeed54: saçın?
Zoro: saçım?
D:orjinal rengi bu mu?
Z:evet siyah...bilmiyormuydun
D:yeşile alıştık tuhaf geldi...
Z:herkes öyle diyor zaten hatta saçıma bakmaktan kimse üstümdekine bakmıyor
D:ne güzel işte. Benim hep istediğim şeydir çıplak bile gezebilirsin-gülüşmeler-
Z:ama benim için kötü oluyor misal movie 10 için takım elbise giyip galaya gittim herkes böyle "senin saçın siyah mı?" normalde takılmam ama hala bilinmemesi...
D:ceketini kafana geçirmeliydin -gülüşmeler-
Z:evet düşünmedim değil
D:peki zor olmuyor mu devamlı boya falan
Z:yoo benim makyajım uzun sürmüyor göze bir çizik saça sprey o kadar
D:madem kısa sürüyor nedir bu animenin hali zoro
Z:hakikatten çok güzel bağladın, evet tamam bazen aceleye geldiği oluyor ama sanki ben yapıyormuşum gibi neden bana bu kadar şikayet geliyor anlamadım
D:bir yere patlamalıyız bizde
Z:bana patlamayın kardeşim...keserim sizi bak-gülüşmeler-
D:peki şu süreçten biraz bahset set ortamı nasıl? çekimler nasıl?
Z:Set ortamı çok güzel 10 yıldan fazla bir süredir beraber çalıştığımız için aile gibiyiz artık. Makyajlar yapılırken senaryoyu beraber okuyoruz genelde
D:10 küsür yıl oldu siz niye yaşlanmadınız?
Z:e anime mangada oynamanın güzelliklerinden biri bu zaten
D:peki bayağı tehlikeli sahneler oluyor dövüş sahnelerini kendin oynadığını biliyorum ama insan merak ediyor. Zoro, dublör kullanıyormusun?
Z:tabiiki her anime manga oyuncusu gibi kullanıyorum
D:ama normalde bizim bildiğimiz dublör tehlikeli sahneleri oynayan adamlar aklımıza geliyor anime mangada daha farklı kullanılıyor galiba
Z:evet biz genelde filler sahnelerde kullanıyoruz
D:misal şu sahnede dublörün var galiba bu renklendirme mi yoksa anime mi?
Z:hmmm anime bu
Z:evet burda mesela dublör kullanmışım hatta hepimiz kullanmışız
D:ama zoro çok belli değil mi ya benim bildiğim dublör yerine geçtiği kişiyi sanki yerine kimse geçmemiş gibi göstermeli
Z:eh tabii arada çok uğraşılmadığı belli oluyor ama şöyle düşün misal bu sahne yayınlanırken bizim aksiyon sahnelerimiz çekiliyor ve daha çok vakit ayırabiliyoruz sonuçta aksiyon daha yorucu
D:yapma zoro şimdi çok uğraşılanlarıda gördük WB vs BB falan
Z:tabii şöyle birşeyde var anime yaparken sanki mangası okunmuş gibi hareket ettiğimiz için bu tür fillerlar normal nasılsa doğrusunu biliyorsunuz olarak bakıyoruz hem biliyorsun koskoca savaş 30 bölüm felan sürmüştü fillerlarla şimdi bunu fillersız yaptığını düşün hem sen benle söyleşi yapmayacakmıydın niye animeyi savunduruyorsun bana
D:-gülüşmeler- neyse hadi en azından manga güzel bir şey demeyeyim. konuşacak çok şeyimiz var. ODA-sensei ile daha önce çalıştığını duydum ryuuma projesinde.
Z:evet gerçek saç rengimi kullandığım
D:-gülüşmeler- peki ODA hakkında ne düşünüyorsun? onunla çalışmak nasıl bir şey
Z:Tabiiki önceden çalışmışlığımız olduğundan benim için onun senaryosuna adapte olmak daha kolay oldu. Zaten dediğim gibi herkesle aile gibiyiz artık
D:bazen internette bile görüyorum fotolarınızı oynadığınız fanfic ve ya fanartları
Z:genelde güzel yapımlar oluyor bizde katkıda bulunuyoruz
D:Şimdi geçelim one piece teki zoroya. Çok soru var ama bir yandan da sorsam mı sormasam mı?
Z:-gülümsüyor- sorma bence
D:niye
Z:e biliyorum bana da sokakta görünce soruyorlar yok gözüne nooldu yok kral haki varmı
D:var mı peki?
Z:sen yapma bari
D:işim bu benim
Z:cevabı bilmiyorum
D:nasıl bilmiyorsun ya
Z:bayağı bilmiyorum ODA ne söylerse o şimdi var derim ilerde yok çıkar başka bişey çıkar yalancı durumuna düşmeyeyim
D:E bu kadar soru geliyor sormuyonuz mu ODA ya nedir bu nasıl yaptım bunu ben neymişim böyle diye
Z:-gülüyor- soruyorsunda söylemiyor adam napalım. Zaten senaryosunda çok pimpirikli hiçbir oyuncudan net bir cevap alacağını sanmıyorum. Ama ODA-sensei nin başarısının ardındaki de bu bence malum ilk bölümlerdeki hakinin açıklaması taa kaçıncı bölümde verilmişti mesela
D:ne bu övmeler maaşa zam mı istiyorsun
Z:-gülüşmeler- e tabii fazladan 1-2 milyon belide fena olmaz. Neyse sen bunları atla başka şeyler sor
D:saol be söyleşiyi tıkadığın için...madem gelen maillere bakalım ne soru gelmiş sana...heh siyah kılıcı niye modifiye ettin?
Z:siyah kılıçların ortak bir geçmişi var malum 2 yıllık arada mihawktan eğitim gördü onunkide siyah kılıç. Hani spoiler vermeyeyim ama kılıçların ortak geçmişi gibi bir şey
D:aha biliyorsun işte hani ODA söylemiyordu
Z:o kadarda değil. Genel bilgi alıyoruz
D:peki şu zoronun kaybolma meselesi nedir?
Z:mesele derken?
D:niye kayboluyor devamlı buna bir çağre bulunamıyor
Z:mesele değil ki o, espiri. zoronun yön duygusu zayıftır bu kadar takılmayın o kadar gülmenize bakın. Bazıları çok ciddiye alıyor grup olarak gittiğimiz yerlerde gelen giden GPS bırakıyor bize
D:hadi ya-gülüşmeler-konuyla çok alakalı bir soruyla devam ediyorum peronayla aranızda birşey geçtimi?
Z:öhöm...biz sadece arkadaşız...iş...iş arkadaşıyız
D:senin pembe saçlılardan hoşlandığın haberi gelmişti kulağıma ama bilmiyorum artık
Z:perona utangaç kız zaten
D:ooo utangaç seviyoruz
Z:yok be yapma yani şimdi izliyosa kıpkırmızı olmuştur yok öyle birşey
D:hakketten mi?
Z:evet tiyatro oynayamaz mesela
D:iyi çağırırsak ön bilgi de almış olduk. Neyse hadi başka konu açayım evet bakıyorum soru başka var mı? heh kulağınızdaki üç küpeyi ne zaman taktınız? küpeli olmak nasıl bir duygu?
Z:küpeyi ben takmadım bi kere ODA söyledi bak delik bile yok
D:vücudunda bişey yok yani
Z:nasıl yani?
D:ne bileyim misal ağzında kılıç varken konuşmak falan anormal geliyor bize
Z:ha o mu o özel ama
D:nasıl özel?
Z:ağzında kılıç kullanmak anime manga dünyasında normal ama teknik olarak ağzında kılıç tutarak konuşmak mümkün değildir tabii ona özel sap yaptırdık. montajla telleri atıyoruz hatta bandana fikri o yüzden çıkmıştı telleri montajla atmakla uğraşmayalım diye
D:hadi ya kılıcı suratınamı tutturuyosun?
Z:yok bayağı ağzımla böyle-gülüşmeler-ne sandın ya
D:ne bileyim koskoca zorodan bahsediyoruz yani. Öyle bir fenomen ki çok ciddiye alıyorlar. misal sanjiyle kapışıyorsun falan hiç tehdit mektubu almadın mı sanji hayranlarından
Z:-gülüşmeler- yoo almadım aslında.-zoro taklidi- hem alsam noolacak ben kılıç ustası olma yolunda hayatımı bir kenara attım
D:herkesi biçersin yani
Z:tabii ki!
D:nami robin falan
Z:yok onlar nakama
D:şimdi zoro modundan çık lafı gelmişken şunu sorayım nami mi daha güzel robin mi
Z:bak şimdi...
D:hehe peronadan yırtarsan böyle olur
Z:proje bitince cevaplarım
D:bak şimdi...söyle be noolacak
Z:ikisininde kendine has güzellikleri var. biri daha olgun biri...öyle işte
D:Peki yine animeye döneyim. Kılıçlarında ışın kılıcı efekti hakkında ne diyorsun?
Z:Jedi gibi hissetmeme yol açıyor bazen. Hatta komik bir anım var ilk kullandığımızda ışın sesini ağızımla yapıyordum ciuv diye
D:hahaha hadi ya
Z:bu alışkanlığı atmam zor oldu neyse ki set ortamı güzel yoksa bayağı işi zora koşardı
D:vay be evet süremiz biterken son bir mail daha alayım. Ayakkabı markanı soruyorlar
Z:marka bilmem pek aslında. Sette freddy merry mi meredy ferry mi öyle bir şey var onu giyiyorum rolüm için
D:ayakkabısından habersiz
Z:git ya-gülüşmeler-
D:neyse vaktimiz dolmuş, Zoro geldiğin için teşekkür ederim
Z:ben teşekkür ederim
D:Roronoa zoroyla birlikteydik sayın seyirciler. Bir dahaki söyleşide görüşmek üzere hoşçakalın




